Haber, Oyun, Sağlık, Tarifler ve Daha Fazlası | Halk türkülerinin ortaya çıkış süreci

Halk türkülerinin ortaya çıkış süreci

Resim bulunamadı

Genel Kültür

06 Mart 2012

ekledi.

11 yorum yazıldı

4985 kez incelendi.

Halk müziği, topraklarım1z üzerinde yaşayan insanların duygu ve düşüncede birleştikleri müziktir. Yöresel olarak ne kadar olursa olsun, genelde halk türkülerinin ana hatlarda birleştiği görülür.”  Bir ezginin halk müziği olarak kabul edilebilmesi için aşağıdaki unsurları taşıması gerekmektedir.

1) Anonimlik
2) Zaman içinde derinlik.
3) Mekan içinde yaygınlık
4) Yöresel dil ve müzik özelliklerini o ezginin bünyesinde taşıması
5) Kulaktan kulağa, ustadan çırağa yöntemiyle yayılması
6) Halk tarafından benimsenip onun ifadesine bürünmesi
7) Halka ait olması ve herkes tarafından bilinmesi
8) Statik değil, dinamik olması
9) Varyantlarının olması

Halk Türkülerinin Çıkış Hikayeleri

Sarı Gelin

Sarı Gelin türküsü, Kuzeydoğu Anadolu Erzurum coğrafyasında ortaya çıkmıştır. Türklerin büyük bir kolunu teşkil eden Kıpçakların diğer adı da Kuman’dır. Diğer kavimler, Kıpçakları “sarışın” anlamına gelen “Kuman” adıyla veya bu anlama gelen başka kelimelerle anmış ve tanımışlardır.

Sarı Gelin, eski çağlardan beri Çoruh ırmağı boyunda yaşayan Hıristiyan Kıpçak beyinin kızıdır. Erzurumlu bir delikanlı sarışın Kıpçak beyinin kızına âşık olur ve Erzurumlu delikanlı ile sarışın Kıpçak kızının arasında Erzurum ve yöresinde yaşamaktadır.

SÜRMELİ KIZIN ÖYKÜSÜ

Sürmeli Yozgat’ta yaşanmış Türk Halk Edebiyatının en güzel örneklerinden birisidir. Yozgat Sürmelilerinin ortaya çıkışı 19. yy. sonlarında İkinci Cihan Harbinin sona erdiği dönemdir. Hepsi 96 beyittir.

Sürmeli güzel gözlü sevgiliye bir hitaptır. Eskiden genç kızlar dışarıya çıkarken gözlerine sürme çekerlerdi ve gözleri daha alımlı olurdu. Bol feracelerinin içinde sadece gözleri görünürdü kızların.

Yozgat Sürmelileri yaşanmış öykülerin getirdiği birer sevda, hatta karasevda türküleridir. Bu bir anlık sürmeli gözlere bakış, yüreklerde büyük aşklara kara sevdalara başlanmış olur kor düşen yürekler sessiz sessiz yanar, ateşini genişletir ve ağızlardan sürmelinin sözleri olarak dökülür. Söylenen sözlerde acı vardır, hasret vardır, gurbet vardır. Sürmelileri dinlerken bu kadar duygulanmamızın sebebi bu sürmeli öykülerinde yakaladığımız duyguların kendimizde de bir yeri, bir acısının olmasındandır. Kısaca kendi aşklarımızı, hasretimizi buluruz Yozgat Sürmelilerinde.

Zahide

Halk arasında “Zahidem” adıyla ün yapan türkünün şairi Aşık Arap Mustafa, 1901 yılında Çiçekdağı’na bağlı Orta Hacı Ahmetli köyünde dünyaya gelmiştir. Babasını annesini çok küçük yaşlarda yitirdi. İlk önce bir akrabasının himayesinde, daha sonraları da onun bunun yanında büyüdü.

Arap Mustafa’nın babası düğünlerde, toplantılarda “Koca Oyunu” adı verilen oyunda “Arap” rölünü üstlenirdi. Bu nedenle Mustafa’ya da “Arap” lakabı takılmıştır. Kimsesiz kalan Arap Mustafa 10 yaşına gelince Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Hacı Bürozadeler’den Mehmet’e çiftçi durdu. Zaman içinde çalışkan, babayiğit, giyimine özen gösteren yakışıklı bir delikanlı olan Arap Mustafa, Ağasının yeni yetişen Zahide’ye gönlünü kaptırdı. Fakir ve kimsesiz olduğundan bu sırrını bir türlü açığa vuramadı.

Etiketler: ,

Bu yazı için 11 yorum yapıldı:

  1. eyüpcan diyor ki:

    süper

  2. gülümser diyor ki:

    vay be muhteşem anlatılmış

  3. hakan diyor ki:

    mükemmel 100 alcam

  4. selen diyor ki:

    muhteşem 2 gün aradım ama bunun gibisini bulamadım :)

  5. selena diyor ki:

    wow süper baya güzeldi :)

  6. esra diyor ki:

    berbattttttttttttttttttttttt dermişim çok mikemmel

  7. rihana diyor ki:

    eh idare eder

  8. murat diyor ki:

    valla ben sevdim işime yaradı

    1. damla diyor ki:

      çok güzellllllllllllllllllllllllllllllllll yaaaaaaaaaaaaaa

Yorum Yaz