Kahkaha

Bayıldım

Cool

Kızgın

Mahcup

Öğretici

Şaşkın

Suskun

Tatlı

Üzgün

Süper

İnci Kefali Üreme Göçü

Ana Sayfa » Hayvanlar » İnci Kefali Üreme Göçü
İnci Kefali Üreme Göçü

İnci kefali üreme dışındaki tüm yaşamını Van Gölü’nde sürdüren göçücü bir balık türüdür. Üreme ve beslenmelerini farklı habitatlarda gerçekleştiren balıklara diadrom (göçücü) balıklar adı verilir.

Diadrom balıklardan beslenmesini tatlısularda yapıp, üremek için denize göç edenlere katadrom balıklar tuzlu veya acısularda beslenip üremek için tatlısulara göç edenlere anadrom balıklar ;beslenme ve üreme için denizler arasında göç eden türlere ise oşianadrom balıklar adı verilir.

Yani balıkların beslenmesi ve üremesi farklı yerlerde gerçekleştiğinde farklı olarak isimlendirilmektedir.

İnci kefalı da yukarıda vurgulandığı gibi, Van Gölü’nün tuzlu-sodalı sularında beslenip, tatlısularda ürediği için anadrom bir balık türüdür.

İnci kefalı, adında “kefal” sözü bulunsa da aslında bir sazangildir. Yani bir tatlısu balığıdır. Ancak inci kefalının da dahil olduğu Chalcalburnus cinsine mensup balıklar tuzlu ve acısuya sahip habitatlarda da yaşayabilmektedir.

Örneğin Aral Şemaya olarak bilinen Aral Gölü’ne ait bir balık olan Chalcalburnus calcoides sp balığı, Aral Gölü’nde yaşamakta aynen inci kefalına benzer şekilde ilkbahar aylarında göl çevresindeki akarsulara göç etmektedir.

Göçün sebebi orijinalde bu balıkların tatlısu balığı olmasında yatar. İnci kefalı da yaşamını gölün tuzlu-sodalı sularında geçirmesine rağmen, bu ortama yumurta bırakamaz. Bu yüzden ilkbahar aylarında büyük sürüler halinde akarsulara göç eder.

Göçe Hazırlık ve İyon Dengelenmesi :     

Bir kısmı 2. yaşında ergin hale gelse de inci kefalı Van Gölü’nde ortalama 3. yaşından itibaren üreme yeteneği kazanır.

Üreme yeteneği kazanan balıklar iklime bağlı olarak değişmekle birlikte genelde Mart ayı ortalarından itibaren akarsuların göle karıştığı noktalarda toplanmaya başlarlar.

Buralarda toplanmalarının sebebi, vücut iyon yoğunluklarının tatlısuya göre ayarlanma zorunluluğundandır.

Zira balık gölün tuzlu-sodalı sularından tatlısuya hemen geçemez. Geçtiği takdirde iyon yoğunluğu farkından dolayı şoka girer ve kısa süre sonra ölür.

Bu yüzden tuzlu ve tatlısu arasında göç eden balıklar her iki suyun karıştığı bölgelerde bir müddet bekleyerek fizyolojik uyumun gerçekleşmesini sağlarlar.

Bu uyum ihtiyoloji dilinde “osmoregülasyon” olarak adlandırılmaktadır. Osmoregülasyon deniz ve tatlısu balıklarında farklıdır.

Deniz balıklarının vücut iyon yoğunlukları, yaşadıkları ortam olan deniz suyunun iyon yoğunluğuna göre azdır.

Yani yaşadıkları ortama göre vücutları az yoğundur. Çok yoğun ortamdan az yoğun ortama difüzyonla iyon geçişi gerçekleşirken, ozmosla vücuttan su kaybolur.

Balık vücudundan ozmosla sürekli su kaybettiği için çok az miktarda idrar çıkarır. Hem deriden kaybolan hem de idrar çıkararak kaybettiği suyu kazanmak için deniz suyu içer.

Solungaçlardan aktif ve pasif olarak iyon kaybı devam eder. Eğer bu deniz balığı, deniz ortamından alıp ani olarak tatlısuya konulursa balık hemen ölür.

Tatlısu balıklarında ise durum tam tersidir. Balığın vücut iyon yoğunluğu içinde bulunduğu tatlısu ortamının iyon yoğunluğundan fazladır.

Çok yoğun ortamdan az yoğun ortama difüzyonla iyon kaçışı olacağından, balık sürekli olarak difüsyonla iyon kaybeder. Diğer taraftan balığın vücuduna ozmosla sürekli deriden su girer.

Balık vücudundaki fazla suyu atmak için sürekli idrar çıkarır. Bir tatlısu balığı, tatlısu ortamından alınarak aniden tuzlu su ortamına konulursa, aynen deniz balıklarında olduğu gibi ölür.

Tuzlu su ile tatlısu arasında göç üreme veya beslenme göçü yapan balıklar, bu yüzden tuzlu su ile tatlısuyun karıştığı bölgelerde bir müddet bekleyerek bu iyon dengelenmesini gerçekleştirirler. Aksi takdirde göç gerçekleşemez.

Van Gölü’nün tuzlu-sodalı sularında yaşayan inci kefalı, ilkbahar aylarında gerçekleştirdiği üreme göçü esnasında hem tatlısuya girerken hem de tatlısudan göle geri dönerken mansaplarda bir süre bekleyerek iyon dengelemesini yapar.

Mansaplarda bekleme süresi iklim koşullarına bağlı olarak bir haftadan bir aya kadar sürebilir.

rGöç ve Yumurtlama:

İyon dengelemesi gerçekleşen balıklar, akarsuların su sıcaklığının 13 °C’yi geçmesi ile akarsulara girmeye başlar. Akarsuya girdikten sonra yumurta bırakacak uygun yer arar.

Yumurtlama göçü, düşmanlardan korunma ve yumurtalarını daha güvenli ortamlara bırakabilmek için gün batımı gün doğumu arasında yoğunlaşır.

Ancak göç, gün boyunca sürer. İnci kefalı göç esnasında yem almaz. Var olan tüm enerjisini üremeyi gerçekleştirmek için harcar.

Akarsuya giren balıklardan uygun yumurtlama alanı bulanlar hemen geri döner. Uygun yumurtlama alanı bulamayanlar kaynağa doğru, akıntıya ters olarak yüzmeye devam ederler.

Yumurta bırakmak için en uygun yerler, akarsuyun yatağının genişlediği, akıntısı az, tabanı hafif çakıllı, kumlu yerleri ile bazen de su bitkileri ile kaplı alanlardır.

Uygun yumurtlama yerleri bulunduğunda bir dişi genelde iki erkek tarafından takibe alınır. Bu yüzden üreme alanlarında erkekler, dişilerden daha uzun kalır.

Dişi balık kuyruğunu sallayarak ve karın bölgesini çakıllı, kumlu zemine iyice yaklaştırarak yumurtalarını bırakır. Erkeklerden bir tanesi de yumurtalar üzerine spermasını bırakır ve böylece döllenme gerçekleşmiş olur.

Balıklar yumurta bırakmadan sonra çok güçsüz düşerler. Yumurtlamadan sonra bazen balıkların bir süre sersemlediği, baygın bir halde akıntıyla hareket ettiği görülür.

Göl çevresindeki akarsuların üzerinde sulama regülatörleri, su alma arkları, köprü ayaklarını korumak için yapılan setler gibi yapılar balığın kaynağa doğru göçünü engellediği için, inci kefalinin doğal olarak yumurtlamak için gidebileceği en uzun mesafeyi bilme imkanı yoktur.

Akarsular üzerinde en uzun yumurtlama güzergâhı Bendi Mahi Çayı üzerindedir.  Balık mansaptan 23 km yukarıda kurulu bulunan DSİ sulama regülatörüne kadar çıkabilmektedir.

Bu yüzden şimdilik inci kefalının yumurtlama göçü için gidebildiği en uzun mesafeyi 23 km olarak vermek zorundayız. Eğer bu yapılar balığın göçünü engellemeyecek şekilde yeniden düzenlenirse, o zaman inci kefalının doğal olarak gidebileceği maksimum mesafeyi vermek mümkün olacaktır.

Yumurtalarını bırakan ergin balıklar göle doğru geri dönüşe geçerler. Balık üreme göçü esnasında yem almadığı için mümkün olan en kısa süre içinde göle geri dönmek zorundadır.

Bu yüzden bir balığın derede geçirdiği süre yine çevre koşullarına bağlı olarak 1-7 gün arasında değişmektedir. Göle dönebilmek için yine tatlısu ile göl suyunun karıştığı mansaplarda fizyolojik uyum için çevre koşullarına bağlı olarak bir süre beklemek durumundadır.

Vücut iyon yoğunluklarını göl suyuna göre ayarlayan ergin balıklar, göle geçerler ve yaz boyunca gölün 20 m’yi geçmeyen derinliklerinde hızla beslenerek gelecek yılki üreme göçüne hazırlanmaya başlarlar.

Üreme göçünün başlaması için akarsuların su sıcaklığının 13 °C’yi bulması gerekmektedir. Aynı şekilde akarsuların su sıcaklığı 23 °C’yi geçtiği zaman balığın göçü sona ermektedir. Çünkü 23-24 C sıcaklıktaki akarsularda çözünmük oksijen miktarı azalmakta, çoğu zaman 4 mg/l gibi kritik değerlere inmektedir.

Su sıcaklığı 23 °C’yi geçtiğinde çoğu zaman, dereye yumurtlamak için girmiş olan balıklar yumurtladığı yerin uygun olup olmadığına bakmaksızın yumurtasını bırakarak hemen göle dönüşe geçmektedir.

Eğer su debisi suyun tarımsal sulama amacıyla ani olarak çok azaltılır ve su sıcaklığı hızlı yükselirse, bu durumda balık göle dönecek kadar zaman bulamamakta, oksijen yetersizliğinden dere yataklarında toplu ölümler görülebilmektedir.

Bu ölümlerin dışında, inci kefalında somonlarda görüldüğü gibi yumurtlama sonrası ölüm görülmez. Sadece yaşlı balıkların üreme göçü sonuna doğru geldikleri akarsularda doğal ölümleri görülebilir.

3 yaşında üreme yeteneği kazanan balıklar maksimum ömürleri olan 7 yaşlarına kadar üreme göçünü sürdürürler.

kYumurta Bırakılan Akarsular:  

İnci kefalı, ilkbahar aylarında suya sahip olan, yaz aylarında ise susuz kalan küçük derelerde sayıldığı takdirde göl çevresindeki 101 adet akarsuya girerek yumurta bırakmaktadır.

Doğal olarak debisi yüksek bir akarsu ile debisi düşük bir akarsuya yumurtlamak için giren balıkların sayısı, su debisi ile orantılı olacaktır.

Burada dikkat çekilmesi gereken nokta, üreme döneminde göle gelen tüm tatlısulara inci kefalının yumurtlamak için girmesidir.

Ancak balığın esas üreme habitatını göl çevresindeki 12 adet büyük akarsu oluşturmaktadır.

Bunlar Van merkez olarak kabul edilir ve kuzeyden batıya doğru devam edilirse, Morali Deresi, Karasu Çayı, Bendi Mahi Çayı, Deliçay, Zilan Çayı, Kumlu Dere, Karmış Çayı, Güzelsu Çayı, Dereağzı Deresi, Güzelkonak Deresi, Gevaş Deresi ve Engilsu Çayı olarak sıralanabilir.

Göç ve Uçan Balıklar:   

Balık göç esnasında önüne çıkan doğal ve yapay engelleri aşmak için çaba sarfetmektedir.

Bazen önüne çıkan küçük engelleri atlayarak rahatça aşabilirken, bazende 2-3 m yüksekliğindeki regülatörlerin duvarlarını aşmak için çaresizce çırpınıp durur.

Aslında balıkların göçü, hayvanlar içinde en zor izlenebilenlerden bir tanesidir. Bu yüzden somonların göçünü görmek için her yıl binlerce insan bu göçün çıplak gözle görülebildiği kuzey ülkelerine akın eder.

Ancak günlerce süren çabadan sonra bir veya birkaç soman şelaleye tırmanırken görülebilir. Oysa inci kefalı, Mayıs-Haziran aylarında göl çevresindeki akarsulara öyle yoğun bir göç yapar ve engelleri aşmak için o kadar büyük çaba sarf eder ki çıplak gözle yüzlerce inci kefalını bir şelaleciği aşmak için aynı anda atlarken görmek mümkündür.

Üreme Göçü ve Tehditler:    

İnci kefalı üreme göçü esnasında bir dizi tehlikeyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tehlikelerin bazısı doğal ama çoğunluğu insan kaynaklıdır.

Kuraklık ve yanlış su kullanımı: Ülkemizin yarı kurak iklim kuşağında yer alması, ormanların azalmış olması gibi nedenlerden dolayı akarsuların debileri oldukça düzensizdir.

Yaklaşık 7 yıllık periyotlar halinde yaşadığımız kuraklığa karşı önleyici tedbirler alınmadığı için akarsulardaki biyolojik çeşitliliğimiz ciddi oranda bu durumdan olumsuz etkilenmektedir.

Van Gölü çevresinde yoğun tarım yapılmamasına rağmen, suyun etkin olarak kullanılmaması, su dağıtımını sağlayan şebekelerin eskiliği veya bakımsızlığı gibi nedenlere bağlı olarak inci kefalının üreme döneminde, suyun ekolojik paylaşımına ilişkin sorunlar yaşanmaktadır.

Doğru sulama teknikleri konusunda neredeyse hiçbir bilgiye sahip olmayan yöre çiftçileri, “bol su, bol verim” yanlış düşüncesi ile dere yataklarındaki tüm suyu tarımsal sulama amacıyla kanallara, arklara almak istemektedir.

Bu durumda akarsulara yumurtlamak için girmiş olan inci kefalı, bazen göçünü erken bitirmek, bazen de dere yataklarında oksijen yetmezliğinden ölüp kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır.

2000 yılında yaşanan kuraklık esnasında Mayıs ayı ortalaması 20 m3/s olan Bendi Mahi Çayı‘nda su debisi 6 m3/s düşmüş, dere yatağındaki tüm su tarımsal sulama amacıyla 20 Mayıs 2000 tarihinde kanalları alınmış ve bunun sonucunda yaklaşık 10 ton inci kefalı ile milyonlarca yavru ve yumurta güneşte kavrulmuştur.

Bu durumun önüne geçmek için ekolojik su paylaşımına ilişkin bilimsel bir çalışma yapılmış, bu çalışmanın sonucu uygulamada pratikliği sağlayacak şekilde yorumlanmıştır.

Buna göre üreme döneminde akarsuyun toplam debisinin 1/3’i dere yatağında bırakılmalıdır. Van Valiliğinin resmi yazısı ile su paylaşımına ilişkin net bir temel uygulama zemini oluşmuştur.

Ancak bilinçsiz tarım uygulamaları ve denetim eksikliğinden cesaret bulanlar zaman zaman su debisini azaltarak, üreme zamanında inci kefalının zarar görmesine sebebiyet verebilmektedir.

Dere yataklarından kum çıkarma: Göl çevresindeki yerleşim yerlerinde inşaatlarda kullanılan kumlar ya Van Gölü sahillerinden (Gevaş, Tatvan, Ahlat) veya dere yataklarından çıkarılmaktadır.

Kum çıkarmanın inci kefalına dört türlü zararı vardır: Birincisi balığın üreme habitatı tahrip edildiği için yumurta bırakacak uygun yer azalmakta,

ikincisi ise tam üreme zamanında balığın ürediği alanlarda balık yumurtaları, kumlarla birlikte kamyonlara yüklenmektedir.

Üçüncü olarak dere yatağında sürekli iş makinalarının çalışması, dere yatağında bırakılan yumurtaları ezilmesine neden olmaktadır.

Dördüncüsü ise, dere yatağından kum çıkarma işlemi sonucunda su bulunmakta, suda bulanıklık yapan askıdaki katılar daha sonra tabana çökelerek, yumurtaların etrafını sararak oksijen almasına engel olmaktadır.

Bu yüzden üreme zamanında dere yataklarında kum çıkarılması işlemi, inci kefalının üremesini tehdit eden insan kaynaklı en önemli etkilerden birisidir.

Göl çevresindeki akarsuların hepsinde olmamakla birlikte önemli üreme habitatlarında kum çıkarma işlemi ne yazık ki devam etmektedir.

Karasu Çayı (Van-Merkez), Bendi Mahi Çayı (Muradiye-Balıklı Köyü mevkii) ve Zilan Çayı (Erciş-Çelebibağ Kasabası) üzerinde kum ocakları bulunmaktadır.

Eğer 101 adet akarsuyu dikkate alırsak kum çıkarılan akarsuların toplama oranı %3 civarındadır. Kum ocaklarının balığın üremesini olumsuz etkilediği tartışma götürmez bir gerçektir.

Bu yüzden üreme zamanında göl çevresindeki akarsu yataklarından kum çıkarılması önlenmelidir

Akarsuların üzerine kurulmuş bulunan yapılar: Göl çevresindeki önemli akarsuların hemen hepsinin üzerinde, mansaba çok yakın noktalardan başlayan yapılar bulunmaktadır.

Bu yapılar bazen bir regülatör, bazen bir ark bendi, bazen köprü ayağını korumak için yapılmış bir şutlardır.

Yasal olarak bu yapıların, yapımı esnasında su ürünlerine geçişine zarar vermeyecek şekilde yapıldığına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan izin alınması gerekmektedir.

İzin, ancak su ürünlerini zarardan koruyacak tedbirler alındıktan sonra verilebilmektedir. Ancak denetim olmadığı için, her kurum veya kişi akarsu yataklarında istediği tasarrufu kimseye sormadan yapabilmektedir.

İnci kefalı, yumurtlama göçü esnasında bu engelleri aşamamaktadır. Bu engeller önünde biriken balık, kaçak avcılara açık hedef olmakta, çoğu yumurtasını bırakma şansı bile bulamamaktadır.

Kirlilik: Göl çevresindeki akarsularda oluşan kirlilik balığın üremesini olumsuz yönde etkilemektedir. Çünkü kirliliğin arttığı akarsulara balık üremek için girememektedir.

Göl çevresindeki akarsulardan yerleşim yerlerinin içinden geçen ve debisi küçük olanlar kirlilik tehdidi altındadır.

Bu derelerden kirlilik düzeyi en yüksek olanlar Akköprü Deresi-Van Merkez, Kurubaş Deresi-Van Merkez, Morali Deresi-Van Organize Sanayi Bölgesi, Erciş-Tekevler Deresi, Adilcevaz Deresi-Adilcevaz Merkez, Harabeşehir Deresi-Ahlat Harabeşehir, Dereağzı Deresi-Gevaş Uysal Kasabası ve Gevaş Deresi-Gevaş Merkez olarak sıralanabilir.

Kaçak avcılık: İnci kefalının üremesine zarar veren en önemlid tehdit, üreme göçü esnasında yapılan kaçak avcılıktır.
Kaçak avcılık ya balık fizyolojik uyum için mansaplarda beklerken ya da üremek için akarsulara girdiği zaman yapılmaktadır.

1996 yılı verilerine göre toplam 15 bin ton avcılığın yaklaşık 12 bin tonu kaçak avlanmaktaydı. Koruma çalışmaları sonucunda bu kaçak avcılık, 2005 yılı verilerine göre 4 bin tona kadar gerilemiştir.

Debi ne demek: Bir akarsuyun herhangi bir kesiminden birim zamanda geçen su miktarı.

Regülatör nedir: Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, düzenleyici.

Yazıyı Oylayın?

İnci Kefali Üreme Göçü - Yorumlar

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

 

Yapılan Yorumlar

BENZER İÇERİKLERİlginizi çekebilecek diğer içerikler

Copyright © 2009 - 2018

BizimKulis - Tüm Hakları Saklıdır