Kahkaha

Bayıldım

Cool

Kızgın

Mahcup

Öğretici

Şaşkın

Suskun

Tatlı

Üzgün

Süper

Kaptan-ı Derya:Barbaros Hayrettin Paşa'nın Osmanlı Denizciliğine Katkıları Neler Olmuştur

Ana Sayfa » Bilim » Kaptan-ı Derya:Barbaros Hayrettin Paşa'nın Osmanlı Denizciliğine Katkıları Neler Olmuştur
Kaptan-ı Derya:Barbaros Hayrettin Paşa'nın Osmanlı Denizciliğine Katkıları Neler Olmuştur

Barbaros Hayrettin Paşanın Hayatı

Osmanlı Devleti’nin en büyük donanma komutanı ve kaptanı Barbaros Hayrettin Paşadır.  Midilli’de doğan Barbaros Hayrettin Paşa’nın asıl adı Hızır’dır. Hayrettin adı Kanuni Sultan Süleyman tarafından verilmiştir.

Barbaros takma adının; Avrupalılarca sakalının(Barbo) kırmızı( Rosso ) olmasından yakıştırıldığı, ya da ağabeyi Baba Oruç’un adının Avrupalılarca söylenişinden ona miras kaldığı sanılmaktadır.

Osmanlı Devleti tarihinin ünlü denizcilerinden olan Hayrettin Paşa, Kaptan-ı Derya olarak Osmanlı Devletinin ilk kaptan paşası ve amirallik görevi almıştır.

Osmanlı Devleti kuruluşu itibarıyla kara devleti görünümünde olmasına rağmen, özellikle batı yönünde genişleyebilmesi için deniz gücüne ihtiyaç duymuştur.

Balkanlar ve Akdeniz bölgesinde hakimiyet oluşturmaya çalışan Osmanlı Devleti’nin bu hedefine güçlü deniz kuvvetleri olmadan yalnızca kara kuvetleriyle ulaşması imkansızdı.

Akdeniz ve Avrupa üzerinde hakimiyet kurmayı hedefleyen Osmanlı Devleti’nin karşısında Avrupa’da Venedik, İspanya ve Portekiz gibi güçlü donanmya sahip ülkeler bulunmaktadaydı.

II. Bayezit döneminde deniz gücüne önem verilerk Karadeniz’in en önemli ticaret limanlarından olan Kili ve Akkerman’ın alınmasıyla ile güney- kuzey tiraretinin bütün çıkış noktaları Osmanlı egemenliği altına girdi (1484).

Kısa sürede yeniden Akdeniz’e dönen Osmalılar, Moraka’daki İnebahtı, Modon,Koron ve Navarin’i fethedip (1499-1500)Orta Akdenize çıktı.

Bu sayede II. bayezit devrinde Osmanlı donanması İspanya’da katliama ugrayan Endülüs Müslümanlarına ve Yahudilere yardım edebilmiştir.

Osmanlı donanması, Kanuni Sultan Sülayman devrinde daha da geliştirilerek gücü ve faaliyetleri ile dünyanın en büyük deniz kuvvetlerinden biri haline gelmiştir.

Osmanlı Devleti kısa sürede Karadeniz, Marmara ve Ege Denizlerini bir Türk gölü haline getirdi. Osmanlı donanması; Akdeniz, Kızıldeniz ve Basra Körfezi’ni kontrolüne alarak yüzlerce yıl deniz yollarının güvenliğini sağlamaya başladı.

XV. yüzyılın son çeyreğinde Akdeniz’de Osmanlı Devleti ve İspanya gibi iki yeni güç ortaya çıkmıştı.

Osmanlılar, bir taraftan İspanya’nın Akdeniz’deki etkinliğini kırarken diğer taraftan Hint denizine ulaşarak Kızıldeniz sahillerindeki Müslüman beldeleri, özellikle Mekke ve Medine gibi kutsal toprakları tehdit eden Portekizlilerle mücadele ettiler.

Akdeniz’de ticaretin merkezi haline gelmiş Suriye ve Mısır limanlarını ele geçiren Osmanlılar (1516 1517) Doğu Akdeniz kıyılarını hakimiyetleri altına aldılar.

Rodos’un Fethi: (1521) Stratejik önemi olan Rodos Saint  jean (Sen Jan) şövalyelerinden alındı. Rodos adasının fethi ile Suriye ve Mısır deniz yolunun güvenliği sağlandı.

Cezayir’in Osmanlı Devleti’ne Katılması:

Hızır Reis (Barbaros Hayrettin Paşa) kardeşleri İlyas ve Oruç Reisler, Avrupalı korsanların saldırılarına karşı mücadele etmekteydiler.

Hızır Reis ve kardeşleri Cezayir yakınlarındaki Cerbe  Adası’nı ele geçirerek üst haline getirdiler. Yavuz Sultan Selim’den sagladıgı yardımla İspanya İşgalindeki Cezayir’i 1516 da ele geçirerek burada bir yönetim kurdular.

Kanuni Sultan Süleyman 1533 yılında  Barbaros Hayrettin Paşa’yı İstanbul’a davet ederek kaptanıderya ilan etmiştir.

 Barbaros Hayrettin Paşa İstanbul Tersanesinde yeni gemiler inşa ettirerek  donanmayı daha da güçlendirilmiş ve deniz kuvvetlerini Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki uzantısı ve dış politikasının vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman dünyaca ünlü bir denizci olan ve Barbaros Hayrettin Paşa adını alan Hızır Reis’i İstanbul’a davet etti.

Donanmasıyla İstanbul’a gelen Barbaros Hayrettin Paşa, Kanuni Sultan Süleyman tarafından kaptanıderyalık (deniz kuvvetleri komutanlıgı) ve Cezayir Beylerbeylik görevine getirildi(1534).

Preveze Deniz Savaşı(1538):  

Barbaros Hayrettin Paşa’nın kaptanıderya olmasından sonra İtalya kıyılarına baskınlar düzenleyerek Venediklilere ait kaleleri fethetmesi ve Akdeniz hakimiyetine yönelmesi, Avrupa devletlerini harekete geçirdi.

Roma- Germon İmparatoru şarklenin öncülüğünde İspanya, papalık  Venedik ve Portekizliler arasında yapılan ittifak antlaşması sonunda Andrea Doria (Andre Dorya) komutasında büyük bir haçlı donanması hazırlandı. Bu donanma ile yapılan savaşı Osmanlılar kazandı.

Haçlı donanması hakikaten mükemmeldi. 308 adet harp gemisi olmak üzere 600 gemi bu gemide kürekçilerden başka 60.000 asker vardı. Bu gemilerin 20 kadarı da 2000 asker taşıyan ve karaka denen gemilerdi.

Bunun karşısında Barbaros’un donanmasında 122 adet küçük gemi ve 20.000 asker vardı.

Barbaros yerinde bir tedbir düşünerek Preveze denen kale yakınındaki bazı yerlerde pusu kurdurdu. Uzun menzilli Türk topları gemileri dövmeye başladı.

Düşman gemileri tahrip edilmeye başlandı. Andrea Doria durumun vahametini anlamştı. Barbaros Haçlı donanmasını merkezden yarma harekatına girişti.

Turğut Reis ise çevirme harekati ile düşman filosunu kapanan bir hilalin ortasına aldılar. Daha fazla dayanamayacagını anlayan Andrea Doria bir kadırga ile kaçmaya başladı.

Barbaros Hayrettin Paşa üstün denizcilik bilgisi ve tecrübesinin yanı sıra emsalsiz bir taktisyen olduğunu 27 eylül 1538 tarihinde Preveze Deniz Savaşında göstermiştir.

Taktik baskının yarattıgı sürpriz etkisi Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanmasını şaşkına çevirmiş, Haçlı donanması panik içerisinde dagılarak büyük kayıplarla geri çekilmek zorunda kalmıştır.


Preveze Deniz Zaferi’nin Kazanılmasında Barbaros Hayrettin Paşa’nın Etkisi Neler Olmuştur:

Savaş sonunda Venedik ile antlaşma imzalandı. Buna göre Mora ve Dalmaçya kıyıları Osmanlı Devleti’ne bırakıldı.

Böylece Akdeniz’de üstünlük Osmanlı Devleti’ne geçmiş  oldu. Bu zaferin yıl dönümü günümüzde Donanma Günü olarak kutlanmaktadır.

Trablusgarp’ın Fethi (1551):

Turğut Reis komutasındaki Osmanlı donanması Sen Jan şövalyelerinin elinde bulunan Trablusgarp’ı aldı ve Kanuni tarafından buraya beylerbeyi olarak atandı.

Cerbe Deniz Savaşı (1560):

Haçlı donanmasının Kuzey Afrika’da  Türk egemenligine son vermek istemeleri üzerine İspanyolların elinde bulunan Cerbe Ada’sı, Turgut Reis tarafundan kuşatıldı.

Piyale Paşa komutasındaki donanmanın yardumıyla haçlılar bozguna ugratıldı. Böylece Kuzey Afrika’daki Türk üstünlügü kesinleşmiş oldu.


Malta Kuşatması(1565):

Malta’ya yerleşen Saint Jean şövalyelerinin Osmanlı hakimiyetine zarar vermeleri üzerine kuşatılmıştır. Turgut Reis’in şehit düşmesiyle kuşatma kaldırılmıştır.

Sakız Ada’sının Fethi(1566):

Cenevizliler Osmanlı’ya ödedikleri vergiyi kesince Piyale Paşa Sakız Ada’sını almakla görevlendirildi. Sefer sonucunda Sakız adası alınarak Batı Akdeniz kıyılarının ve Boğazların güvenliği sağlanmış oldu.

Akdenizde Kanuni döneminde tam bir üstünlük sağlanamadı. Ancak Kanuniden sonra 1571 yılında Kıbrıs’ın fethedilmesiyle Doğu Akdeniz’de üstünlük kesinlikle sağlanmış oldu.

Aynı yıl Osmanlı donanması İnebahtı‘da yeniledi ve donanmanın büyük bir kısmı yakıldı. Kısa sürede yenilenen donanmayla Akdenizdeki fetihlere devam edildi.

1574’te Tunus fethedildi. 1576′da Fas Osmanlı Devleti’nin himayesine alınarak Akdeniz’deki hakimiyet pekiştirildi.

Yazıyı Oylayın?

Kaptan-ı Derya:Barbaros Hayrettin Paşa'nın Osmanlı Denizciliğine Katkıları Neler Olmuştur - Yorumlar

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

 

Yapılan Yorumlar

Copyright © 2009 - 2018

BizimKulis - Tüm Hakları Saklıdır