Kahkaha

Bayıldım

Cool

Kızgın

Mahcup

Öğretici

Şaşkın

Suskun

Tatlı

Üzgün

Süper

Kurt, Elmanın İçine Nasıl Girer?

Ana Sayfa » Genel » Kurt, Elmanın İçine Nasıl Girer?
Kurt, Elmanın İçine Nasıl Girer?

Bazen elinize aldığınız kırmızı, parlak ve sulu bir elmayı kestiğinizde, bir de ne görürsünüz? Bir açıkgöz kurt, elmanın içine girmiş, yarısını yememiş mi? Elma, onun için sadece bir yiyecek deposu değil, emniyetli bir evdir. O, diğer bazı hayvanlar gibi yuva aramağa, çöplerle yuva kurmağa lüzum duymaz. Çünkü, elmanın içinde dünyaya gelmiştir!

Acaba bu zayıf ve aciz mahluk, elmanın içine nasıl girer?

Yazın, yeşil elma ağaçlarının altında dolaşırken, tatlı meyvelerin etrafında uçuşan sinekleri de görürsünüz. Bunlara, elma kurdu sineği denir. Bizim ulaşamadığımız en tatlı elmalara, rahatlıkla ulaşırlar. Dişi sinek de, böyle güzel kokan ve olgunlaşmak üzere olan bir elmanın üzerine konar. O’nun, bir gün elmayı keseceği bilindiğinden, vücudunun altına, keskin bir tüp yerleştirilmiş. Onunla elmayı deldikten sonra, tüpü sokar. Bu tüp vasıtasıyla elmanın içine küçük küçük yumurtalarını bırakır.

Küçücük bir sinek, elmanın hem bir yiyecek deposu, hem de bir ev olacağını hesaplayarak, yavrularının orada dünyaya gelmesini düşünecek kadar akıllı olabilir mi? Sineğe sert elma kabuğunu delmesi için tüpü takan ve onun vasıtasıyla yumurtaları elmanın içine kaydıran, ancak sineğin hayatını devam ettiren Allah’tır.

Kâinatın her noktasında ilmi ve iradesiyle hazır olan Allah, elmadaki küçücük yumurtaların içinde, minicik, bembeyaz kurtları yaratır. Allah’tan başka hangi alin gücü, elmanın içindeki küçücük yumurtaları işleyebilir ve fevkalâde ilmi faaliyetiyle minicik hayvancıkları meydana getirebilir?

Burada garip olan bir husus da şudur : Yumurtalar, bir sineğe ait oldukları halde, içinden kurtlar çıkmıştır. Kurt, yumurtadan sineğe giden basamakların biridir. Bir müddet sonra, yumurtayı kurda çeviren Allah, kurdu da sineğe çevirecektir.

Elma içindeki kurt, etrafındaki hazır yiyeceğiyle beslenir. Rahmete ve şefkate bakınız : En zayıf ve en aciz hayvan, en tatlı ve en besleyici gıdayı yanıbaşında buluyor. Allah’ın kanunu budur. Aciz ve zayıf hayvanlara ve her türlü yavruya yardım eder.

İnsanlarda da bu böyledir. Dünyaya gelince çocuğun ağlamaktan başka bir mahareti yoktur. Ne üşüdüm diyebilir, ne de tuvaletin yolunu bilebilir. Fakat, etrafındakilere öyle bir şefkat ve merhamet hissi yerleştirilmiş ki, onları köle gibi çalıştırır! Altını temizlettirir, mamasını yaptırır.

Küçücük bebek, taş kalbi bir babayı bile rikkate ve şefkate getirir, kendisine hizmetçi eder. Böyle ulvî şefkat ve merhamet hislerini insanın içine yerleştiren kim? Tabiat ve tesadüf?er, böyle latif ve insani hisleri icat edip de. bize verebilir mi? Tabiat. dediğimiz duygusuz topraktan, haşin rüzgârdan, yıkıcı sellerden, yakıcı güneşten: ulvî, insanî, ruhi hisler ortaya çıkar mı? Elbette hayır. Her bir su damlalıklarında yansıyan güneş ışıkları gibi, bütün canlılardaki şefkat ve merhamet hisleri, Allah’ın sonsuz şefkatinin ve merhametinin birer yansımasıdır. Evet, küçücük kurdu, elmanın içinde büyütüp besleyen, yırtıcı arslanı, zayıf yavrusuna köle ettiren, lüks villalarda yaşayan gururlu anne ve babaları çocuklarına hizmetçi eden ancak Allah’ın şefkati ve merhametidir.

İnsan da bir bebek kadar aciz olduğunu bilip, Allah’a sığınmalı. Nazdan bir çocuk gibi, dua ile, niyaz ile ihtiyaçlarını ona arzetmeli. Bütün annelerin yavrularına gösterdikleri şefkatler, Allah’ın şefkatinin bir küçük parlamasıdır. Böyle şefkati ve rahmeti sonsuz bir Zat, kendisinden medet isteyen sevgili kulunun elbette imdadına koşar. Elsiz, ayaksız ve iktidarsız bir kurdu, elma içinde besleyen Kerim bir Zat, iman ile şereflendirdiği, meleklerden üstün olabilme kabiliyetini verdiği insanın, yardımına gelemez mi? En küçük bir mahlukunun ihtiyacını giderir de, en ehemmiyetli yaratığı olan kulunun isteklerine lakayt kalır mı? Yeter ki kul, dil ve hal lisanıyla istemesini bilsin.

Sadede dönelim : Yiyecek deposu içinde dünyaya gelen kurt, elmayı yer, içinde tüneller açar. Allah’ın kereminden ve şefkatinden emin bir vaziyette yatar, Halikına ha1 lisanı ile şükreder.

Sonbaharda elmalar olgunlaşır ve yere düşerler. Artık kurt için, dışarı çıkma zamanı gelmiştir. Aldığı ilhamla bunu anlar ve sürünerek elmadan dışarı çıkar. Şimdi o, elbisesiz ve evsiz bir çocuk gibi açıktadır. Fakat bundan endişelenmez. Bilir ki, onu koruyacak olan Allah’tır. Tembel ve tedbirsiz insanlar gibi sadece diliyle dua etmez. Esas olan fiili duayı yapmak için toprağı oymaya başlar. Toprağın içine girince, zayıfın koruyucusu olan Allah, onun hücrelerini faaliyete geçirerek vücudunu sert bir deri ile. örter. Bu deri bir kış evidir. O, elma içindeki yazlıktan, toprak altındaki kışlığa taşınmıştır. Toprağın dışında kar, tipi ve don hadiseleriyle Kahhar sıfatını gösteren Allah, toprak altındaki sıcacık yuvasında yatan kurda bakmakla, şefkat ve merhametli olduğunu ispat eder.

Allah’ın ilmi ve iradesi, kâinatın her köşesinde sürekli bulunduğu gibi, kurdun üzerinden de hiçbir zaman eksiz olmaz. Kurt, İlm-i Ezeli ile yavaş yavaş başkalaşır, yazın bir sinek olur. Şimdi dışarı çıkmalı, daldan dala koşmalıdır. Sert derisini kırar, yepyeni bir âleme çıkmanın sevinci içinde. uçar gider. Elmadan elmaya koşar, kendisine hayat bahşeden Halıkına şükre der. Vakti gelince tekrar bir elmaya yumurtlar, böylece. herşeyin dizgini elinde alan Allah, hayat çarkını döndürür durur.

Kurt, Elmanın İçine Nasıl Girer? - Yorumlar

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

 

Yapılan Yorumlar

Bubber23 Kasım 2011

What a neat article. I had no inlknig.

BENZER İÇERİKLERİlginizi çekebilecek diğer içerikler

Copyright © 2009 - 2018

BizimKulis - Tüm Hakları Saklıdır