Kahkaha

Bayıldım

Cool

Kızgın

Mahcup

Öğretici

Şaşkın

Suskun

Tatlı

Üzgün

Süper

Nüfus ve Nüfusun Gelişimi ve Dağılışı

Ana Sayfa » Bilim » Nüfus ve Nüfusun Gelişimi ve Dağılışı
Nüfus ve Nüfusun Gelişimi ve Dağılışı

n1Nüfus: Belirli bir zamanda sınırları tanımlı bir bölgede yaşayan insan sayısıdır. Sözcük çoğunlukla insan sayısını belirleyen bir kavram olarak kullanılır. Nüfus bir ülkede, bir bölgede,bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayıdır.

Nüfus sayımı niçin yapılır:

Nüfus, sayımlar yoluyla belirlenir. Nüfus sayımları seçmenlerin belirlenmesinin yanı sıra başka pek çok amaç için de yapılmaktadır.

İlk nüfus sayımlarının temel amacı askeri gücü belirlemek, vergilendirme için kolaylık sağlamaktı ve yalnızca erkekler dikkate alınıyor, kadınlar ve çocuklar göz ardı ediliyordu.

Nüfus sayımlarındaki diğer amaçlar da şunlardır: Erkek-kadın nüfusu belirlemek, kırsal-kentsel nüfusu belirlemek, nüfus yerleşim yerlerine göre dağılımını belirlemek, okuma-yazma oranını belirlemek, eğitim durumunu belirlemek, nüfusu belirlemek, nüfusun yaşlara göre dağılımını belirlemek ve daha birçok amaçtan dolayı yapılır.

Nüfus artışının olumlu sonuçları:
Üretim artar.
Vergi gelirleri artar.
Mal ve hizmetlere talep artar.
Yeni endüstri dalları doğar.
İşçi ücretleri ucuzlar.
İhracatta rekabet kolaylaşır.

Nüfus artışının olumsuz sonuçları:
İşsizlik artar.
Kalkınma hızı düşer.
Kişi başına düşen milli gelir azalır.
Tasarruflar azalır.
Tüketim artar.
İç ve dış göçler artar.
İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanması zorlaşır.
İhracat azalır.
Demografik (nüfusa bağlı) yatırımlar artar.
Çevre kirlenmesi artar.
Belediye hizmetleri zorlaşır.

En fazla nüfus yoğunluğu olan bölgemiz Marmara bölgesidir.

Güneydoğu Anadolu bölgesinin nüfus miktarı az olmasına rağmen yüzölçümü küçük olduğu için nüfus yoğunluğu fazladır.

77Dünya’da Nüfusun Dağılışı:

Nüfus yerküre üzerinde dengeli bir biçimde dağılmamıştır. Dünyada nüfusun dağılışını gösteren haritadan da anlayacağımız üzere nüfus dağılışı dengeli değildir. Dağılımın dengesiz olmasında doğal ve beşeri birçok etmen etkilidir.

Doğal etmenler arasında iklim, yer şekilleri, toprak yapısı, bitki örtüsü ve su kaynakları sıralanabilir. Beşeri etmenler ise ekonomik etkinlikler, ulaşım, yer altı kaynakları, ticaret ve turizm sayılabilir.

Dünyadaki kalabalık nüfuslu yerler arasında Güneydoğu Asya, Batı Avrupa ve ABD’nin doğusu gösterilebilir. Seyrek nüfuslu yerler arasında ise Kuzey Afrika, Himalaya dağları, Antarktika ile Amazon ve Kongo Havzaları gösterilebilir. Batı Avrupa ve ABD’nin doğu kıyılarının sık nüfuslu olmasının asıl sebebi ise sanayi faaliyetlerinin gelişmiş olmasıdır.

Bu alanlar hem yoğun nüfuslanmış hem de göç Kalabalık nüfuslu alanların başında Güneydoğu Asya yer alır. Bu alanda Hindistan ve Çin ülkeleri dünya nüfusunun üçte birine yakın insanı barındırır. Yoğun nüfuslanmanın temel sebebi iklim ve toprak koşullarının elverişli olmasıdır.

Kalabalık nüfuslu alanların varlığı gibi neredeyse hiç nüfusun olmadığı alanlar da mevcuttur. Bu bölgelerden biri olan Kuzey Afrika dünyanın en büyük çöl alanıdır. İklim koşulları insan yaşamını engeller. Aynı şekilde Antarktika’da buzulların varlığı ve sıcaklığın yıl boyu 0˚C’nin altında olması yerleşmeyi sınırlandırır.

Himalaya dağlarının dünyanın zirve noktalarına sahip olması ve eğim derecesinin fazlalığı seyrek nüfuslanmayı beraberinde getirir. Sıcaklık ve yağışın fazlalığı ise Amazon ve Kongo havzalarının seyrek nüfuslanmasına sebep olmuştur. Nüfusun en az olduğu kıta da Okyanusya olmuştur. Veriler göre son dönemlerde sadece Avrupa kıtasının nüfus miktarı azalmıştır.

Bunda kıta ülkelerinin büyük bölümünde doğum oranlarının düşük olması ve yaşlı nüfus oranının fazlalığı etkili olmaktadır. Bu durumun önüne geçmek için çoğu Avrupa ülkesinde çocuk başına para ödemeleri yapılmaktadır.

zeDünyada Nüfusun Tarihsel Gelişimi: 

Nüfus, dünyamız üzerinde yaşayan ve her geçen dakika sayıca artan insan topluluğu. Dünya nüfusu, oranları farklı olsa da geçmişten günümüze sürekli artmıştır. 1000 yılında 310 milyon olan nüfus 1950 yılında 2,5 milyara ulaşmış 2000 yılında ise 6 milyarı aşmıştır.

2010 yılında 6,9 milyara ulaşan toplam dünya nüfusu 2011 yılında 7 milyarı aşmıştır. Görüyoruz ki son 11 yılda dünya nüfusu yaklaşık 1 milyar kişi artmıştır.

Teknolojik gelişmeler sayesinde günümüzde denizler doldurularak ya da dağlık bölgeler aşındırılarak insan yerleşimine uygun hale getirilebilmektedir. Buna rağmen insan sayısının hızla artması nüfus yoğunluklarının artmasına ve sorunların yaşanmasına sebep olmaktadır.

1950 yılından sonra dünyada nüfus bilimcilerin tabiri ile nüfus patlaması yaşanmıştır. Son 60 yılda nüfus 4,5 milyar artmıştır. Artış hızının bu kadar fazla olmasının nedenleri arasında; dünya savaşların sonra ermesi, sağlık alanındaki gelişmeler, gıda maddelerin artması ile beslenme koşullarının iyileşmesi ve teknolojik gelişmelerin insan yaşamını kolaylaştırıp yaşam standartlarının yükselmesi sayılabilir.

Dünya nüfusundaki artış hızı değişiklikleri tarih boyunca belli dönemlerde çok fazla olmuştur. Nüfus bilimciler tarih boyunca nüfus patlamasına sebep olan 3 büyük sıçrama dönemi yaşandığını ifade eder. İlk sıçrama dönemi, insanların alet yapımını keşfetmesiyle daha kolay avcılık yapabilmesi ve gıda teminin kolaylaşması olarak kabul edilir.

Beslenme koşullarındaki iyileşme nüfus artışını hızlandırmıştır. İkinci dönem, insanların yerleşik hayata geçip tarım faaliyetleri ile uğraşması ile yaşanmış. Bu dönemde insanlar hem gıda maddelerini yetiştirmiş hem de hayvanları evcilleştirmiştir.

Üçüncü sıçrama dönemi ise Sanayi Devrimi ile gerçekleşmiştir. Sanayi Devrimi ile tıp ilerlemiş, yaşam standartları yükselmiş ve ölüm oranları düşmeye başlamıştır. Ölüm oranlarının azalması yüksek doğum oranları ile birleşince nüfus patlaması yaşanmıştır.

Elli yıl önce 55-60 yaşına gelen insanlar çok yaşlı kabul edilirken günümüzde çoğu ülkede emekli olma yaşı dahi 60 yaşın üzerindedir. Bu durum üzerinde beslenme ve sağlık koşullarındaki iyileşmeler temel etken olmaktadır. Fakat dünyanın her yerinde ortalama insan ömrü aynı değildir.

Eski çağlarda 22 – 25 yaş olan ortalama ömür günümüzde çoğu ülkede 60 yaşının üzerindedir. Fakat ülkeler arasında büyük uçurumlar da yok değil.

Bazı ülkelerde insanlar 100. yaş günlerini kutlayabilirken bazılarında 50’li yaşları bile görememektedir. Japonya, Fransa ve Norveç gibi ülkelerde ortalama ömür 80 yılı geçerken Angola, Mozambik ve Zaire gibi Afrika ülkelerine ortalama ömür 40 yıl civarındadır.

Bu rakam Türkiye’de 73 yıl civarındadır.

61Nüfus Pramitleri:
Piramitler denildiğinde aklımıza Mısır gelir. Nüfus bilimciler ve coğrafyacılar içinse piramidin anlamı başkadır. Bunlar çizdikleri nüfus piramitleri ile bir ülke nüfusunun önemli niteliklerinden olan yaş ve cinsiyet yapısını görselleştirirler. Nüfus piramitleri genellikle her beş yaş grubu için çizilen şeritlerin üst üste sıralanması sonucu elde edilir.

Piramitlerde kadın ve erkek nüfus ayrı gösterilir. Alttan üste doğru yaş grupları büyür. Eğer bir ülkeye ait nüfus piramidinin tabanı geniş ve genişlemeye devam ediyorsa ülke nüfusu içinde çocukların oranı fazladır.

Bir ülkenin nüfus piramidine bakılarak; nüfus miktarı, nüfusun cinsiyet yapısı, nüfusun yaş gruplarına göre dağılımı, ortalama yaşam süresi, doğum ve ölüm oranlarının az ya da çokluğu gibi özellikler ile ilgili çıkarımlarda bulunulabilir.

Bangladeş, Mozambik ve Angola gibi ülkelerin piramitleri bu şekildedir. Düzgün bir üçgene benzeyen bu piramit doğum ve ölüm oranlarının yüksek olduğu ekonomik açıdan geri kalmış ülkelere aittir. Bu ülkelerde nüfus artış hızları yüksek, genç nüfus oranı fazladır. Ortalama insan ömrünün kısa olması sebebiyle yaşlı nüfus oranı düşüktür.

Tüm ülkelerin nüfus yapılarında bu piramide benzer durumda olduğu bir dönem mutlaka yaşanmıştır. Örneğin İngiltere’nin 1881 Hindistan’ın ise 1961’deki nüfus piramitleri bu görünümdedir. Günümüzde ise Bangladeş, Mozambik ve Angola gibi ülkelerin piramitleri bu şekildedir.

Diğer bir nüfus piramidi türünde düzgün üçgen biçimli piramide göre kenarları içe çökük özelliktedir. Bu piramide sahip ülkelerde ekonomik yapının gelişmekte olmasına paralel olarak beslenme ve yaşam standartları yükselmeye başlamış, sağlık koşulları iyileşmiştir.

Bu nedenle bebek ölüm oranları azalmıştır. Hem ölümlerin azalması hem de doğum oranının fazlalığı bu ülkelerde nüfus artış hızının yüksek olmasını sağlar. Nüfus içinde yaşlı nüfus oranı hala düşüktür.

Brezilya, İran, Meksika ve Nijerya gibi gelişmekte olan ülkelerin nüfus piramitleri bu şekildedir. Düzgün üçgene benzeyen piramide sahip olan ülkelerdeki gibi bu piramide sahip ülkelerinde doğum oranını düşürücü politikalar uygulaması ülke gelecekleri açısından faydalı olacaktır.

Arı kovanına benzetilen bir diğer nüfus piramidi türü; doğum oranlarının çok düşük, ortalama yaşam süresinin ise uzun olduğu gelişmiş ülkelere ait olanlardır. Doğum oranlarının düşüklüğü piramit tabanının dar olmasına, yaşlı nüfusun fazlalığı ise piramidin üst kısmının geniş olmasına yol açar.

İngiltere, İsveç ve Norveç gibi gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelerin nüfus piramitleri bu şekildedir. İngiltere gibi çoğu gelişmiş ülkede doğum oranlarının giderek düşmesi ve ortalama yaşam süresinin uzaması genç nüfus oranını iyice düşürmüş ve ülkeyi nüfus artırıcı uygulamalara yöneltmiştir.

Çana benzetilen bu piramit, uzun süren düşük doğum oranlarından sonra doğum oranlarının artmaya başladığı ülkelere aittir. Piramidin özelliği, tabanında genişleme olmaya başlamasıdır. Bu nüfus piramidine sahip yerlerde doğum oranlarındaki artış, ülkelerin verdiği teşvikler vasıtasıyla da olmaktadır. ABD ve Kanada’nın nüfus piramitleri bu şekildedir.

Asimetrik bir şekle sahip olan bu piramit, doğum oranlarının düşüş gösterdiği ülkelerin nüfus piramididir. Piramidin dikkat çekici özelliği tabanının giderek daralmasıdır. Bu nüfus piramidine sahip ülkelerde ölüm oranlarının düşük, ortalama ömrün uzun olması yaşlı nüfus oranını artırmıştır.

Japonya gibi uzun yıllar kalabalık nüfusa bağlı sorunları yaşamış ve hızla gelişme göstermiş ülkelere ait nüfus piramitleri bu gruba örnek olarak gösterilebilir.

Japonya doğum oranlarının düşüklüğü ve yaşlı nüfusun fazlalığı sebebiyle gelecek 50 yıl içerisinde nüfus yaşlanmasına bağlı iş gücü sıkıntısı yaşamamak için nüfus artırıcı politikalar uygulamaya başlamış, ancak henüz karşılığını alamamıştır.

i2Nüfus Artışı:
Nüfusun dinamik bir yapıya sahip olması dünya nüfusunun artış oranında sürekli bir değişiklik sağlar. Öyle ki insanların var oluşundan bugüne dünya nüfusu sürekli olarak artmıştır.

Artışın hızı ve miktarında belirli dönemlerde çeşitli sebeplerle değişiklikler yaşanmıştır. Grafikten de anlaşılacağı üzere 1990 yılından sonra nüfus artış hızı, düşme eğilimine geçmiştir. Fakat bu eğilim nüfus miktarındaki artışı önleyememiştir.

Son yıllarda sağlık koşullarının iyileşmesi, gıda miktar ve çeşitliliğinin artması, ortalama yaşam süresinin uzaması gibi etkenlere bağlı olarak nüfus artış hızı azalmasına rağmen dünya nüfusu artmaya devam etmektedir.

Nüfus artış hızı ve miktarı ülkeler arasında farklılıklar gösterir. Özellikle ekonomik kalkınmasını tamamlayamamış ülkelerde nüfus artış hızının daha fazla olduğu görülür. Çoğu Afrika ülkesinde durum böyledir.

Gelişmiş ülkelerde ise durum tam tersidir. Doğum oranları oldukça düşük, yaşlı nüfus oranı yüksektir. Almanya, İngiltere, Fransa ve Japonya gibi ülkeler nüfus artış hızının düşük olduğu ülkelerdir.

Yazıyı Oylayın?

Nüfus ve Nüfusun Gelişimi ve Dağılışı - Yorumlar

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

 

Yapılan Yorumlar

Copyright © 2009 - 2018

BizimKulis - Tüm Hakları Saklıdır